Skip to main content

Kanalı Açan Formül


Aray ARSU


Kâşif Vasco Núñez de Balboa, emrindeki 190 serüvenciyle haftalarca Panama'nın ormanlarını, bataklıklarını aştı. Bir dağın doruğuna tek başına tırmandığında, Pasifik Okyanusu'nu gören ilk Avrupalı oldu. 1513, Eylül.


Bu keşfin ardından iki okyanusu bir kanalla birbirine bağlama fikri doğdu. Böyle bir geçiş, ticaret yollarını kısaltacaktı. Ancak dönemin imkânları böyle bir projeyi gerçekleştirmeye yetmiyordu.


Aradan geçen dört asırda teknoloji ve mühendislik gelişti. 1881’e gelindiğinde Fransızlar Panama’da ilk kazmayı vurdu. Sekiz yıl süren çalışmalarda 20 binden fazla insan hayatını kaybetti. Hastalıklar binlerce işçiyi çalışamaz hale getiriyor, azalan insan gücü projenin ilerlemesini engelliyordu. Mühendislik ve finansal sorunlar da eklenince şirket 1889’da iflas etti, kazılar durdu. Panama Kanalı’nın akıbeti artık belirsizdi.


   15 yıl sonra projeyi ABD devraldı, çalışmalar yeniden başladı. Amerikalılar, Fransızların yaşadığı insan kayıplarından ders çıkarmıştı. Daha güçlü finansman sağladılar, kanalın tasarımını değiştirdiler ve bu kez insan sağlığını önceliklendirdiler. Hastalıklarla mücadele için bu zorlu görevin başına Dr. Gorgas getirildi.


   Dr. Gorgas bu göreve boşuna atanmamıştı; elinde hastalıklarla mücadelede önemli bir bilimsel gelişmenin sonuçları vardı. Sarıhumma ve sıtma uzun zamandır biliniyordu; ancak bu hastalıkların nasıl yayıldığı yıllarca anlaşılmamıştı. Bilimsel çalışmalar sonunda bu sırrı çözmüş, hastalıkların bulaşma mekanizması ortaya çıkmıştı. Artık sıra, bu yeni bilgiyi sahada uygulamaya gelmişti.


   Kimya burada devreye girdi. Dr. Gorgas'ın liderliğinde kurulan laboratuvarda ham karbolik asit, reçine ve kostik soda kullanılarak soruna özel larvasit formülasyonları geliştirildi. Durgun sulara kerosen dökülerek larvalar etkisiz hale getirildi. Kapalı mekânlarda ise kükürt, piretrum ve bazı durumlarda karbolik asit bazlı karışımlarla fumigasyon yapılıyordu. Sabun ve diğer hijyen malzemelerinin düzenli temini de sanitasyon programının bir parçasıydı. Böylece kimya, formülasyon, fumigasyon ve hijyen uygulamalarıyla Panama'daki sağlık mücadelesinin önemli araçlarından biri oldu.


   Dr. Gorgas’ın çalışmaları sonuç verdi. Hastalık kaynaklı ölümler çok büyük oranda azaldı ve Panama Kanalı 1914’te tamamlanabildi. 1950'de ise Mardin isimli şilep, Türk bandırasıyla Panama Kanalı'ndan geçerek Pasifik'e ulaşan ilk Türk ticaret gemisi oldu. Günümüzde Panama Kanalı, iki okyanusu birbirine bağlayarak dünya ticaretindeki önemini koruyor.


   İstanbul’un kimya sektörü ihracatçılarını temsil eden İKMİB, 2026’da dördüncüsü düzenlenecek COSMEET LATAM ile Türk kozmetik ve temizlik sektörü ihracatçılarını bölgeden gelen iş insanlarıyla buluşturuyor. Latin Amerika ve Karayipler, 33 ülke, yaklaşık 700 milyon insan ve 8 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle Türk kimya sektörü için önemli bir pazar. Panama ise bu büyük pazara erişimde önemli bir merkez konumunda. İKMİB’in sürdürdüğü bu çalışmalar, Türk firmalarının bölgedeki ticari bağlantılarını güçlendirirken Türkiye ile Latin Amerika arasındaki ticaretin gelişmesine katkı sağlıyor.


   Bu yazı, Beauty & Cosmetics Türkiye dergisinin Eylül 2026 Panama özel sayısı için kaleme alınmıştır.


A Formula for a Canal


Aray ARSU


   Explorer Vasco Núñez de Balboa crossed the forests and swamps of Panama for weeks with 190 adventurers under his command. When he climbed alone to a mountain summit, he became the first European to see the Pacific Ocean. It was September 1513.


   Following this discovery, the idea of connecting the two oceans with a canal emerged. Such a passage would shorten trade routes. However, the technology of the time was not sufficient to realize such a project.


   Four centuries later, technology and engineering had advanced. In 1881, the French began excavating the Panama Canal. More than 20,000 people lost their lives during eight years of work. Diseases left thousands of workers unable to work, and the resulting loss of manpower slowed the project. Engineering and financial problems added to the difficulties, and the company went bankrupt in 1889, bringing the excavations to a halt. The future of the Panama Canal was uncertain.


   Fifteen years later, the United States took over the project and construction resumed. The Americans had learned from the loss of life suffered by the French. They secured stronger financing, changed the canal’s design and, this time, made public health a priority. Dr. Gorgas was appointed to lead the fight against disease.


   Dr. Gorgas had not been chosen for the task by chance; he brought with him the results of an important scientific breakthrough. Yellow fever and malaria had long been known, but how they spread remained a mystery for years. Scientific research finally revealed their transmission mechanisms. The next step was to put this knowledge into practice.


   This was where chemistry came into play. Under Dr. Gorgas’s leadership, a laboratory developed specialized larvicide formulations using crude carbolic acid, resin and caustic soda. Kerosene was poured into stagnant water to eliminate larvae. Enclosed spaces were fumigated with sulfur, pyrethrum and, in some cases, carbolic acid-based mixtures. Regular supplies of soap and other hygiene materials were also part of the sanitation program. Thus, chemistry, formulation, fumigation and hygiene became important tools in Panama’s public health campaign.


   Dr. Gorgas’s efforts paid off. Disease-related deaths fell dramatically, allowing the Panama Canal to be completed in 1914. In 1950, the Mardin became the first Turkish commercial vessel to pass through the Panama Canal under the Turkish flag and reach the Pacific. Today, the Panama Canal continues to play a vital role in global trade by connecting two oceans.


   İKMİB, the Istanbul Chemicals and Chemical Products Exporters’ Association, brings Turkish cosmetics and cleaning products exporters together with businesspeople from the region through COSMEET LATAM, which will be held for the fourth time in 2026. With 33 countries, approximately 700 million people and an economy worth $8 trillion, Latin America and the Caribbean represent an important market for Türkiye’s chemical industry. Panama is a key hub for accessing this vast market. İKMİB’s ongoing efforts strengthen Turkish companies’ commercial ties in the region while contributing to the development of trade between Türkiye and Latin America.


   This article was written for the September 2026 Panama special issue of Beauty & Cosmetics Türkiye magazine.


   About: Aray ARSU is a Turkish executive, psychology-based consultant, and author. He completed his undergraduate degree in Child Development at Istanbul University. He also completed the Family Counseling Program at Yıldız Technical University and earned a master’s degree in Clinical Psychology. As a senior executive in the chemical industry, Ruhi Aray ARSU works in the fields of management, exports, and production. Through his writing, he contributes to the business world and the industry, while also providing individual and corporate consulting services through an approach that brings together psychology and management.


Hakkında: Aray ARSU, yönetici, psikoloji temelli danışman ve yazar. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nde tamamladı. Yıldız Teknik Üniversitesi Aile Danışmanlığı Programı’nı bitirdi ve Gelişim Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji yüksek lisansı yaptı. Kimya sektöründe üst düzey yönetici olarak görev yapan Ruhi Aray ARSU; yönetim, ihracat ve üretim alanlarında çalışmalar yürütmektedir. Yazılarıyla iş dünyasına ve sektöre katkı sağlarken, psikoloji ve yönetim disiplinlerini bir araya getiren yaklaşımıyla bireysel ve kurumsal danışmanlık hizmetleri de sunmaktadır.